top of page

Sünniliğin Kalesi Türkiye

  • 6 Ağu 2017
  • 2 dakikada okunur
Ülkemizin gündemi hepimizin bildiği gibi dopdolu. Özellikle son yıllarda, hafızamıza, yıllar geçse bile unutulmayacak hadiseler kazındı. Tabi ki bunların sebebi hepimizin bildiği gibi Batı'nın Orta Doğu'da (onların tabiriyle, daha sonra bununla ilgili bir yazı yazarız inşaallah) gözünü diktiği petrol yatakları ve bununla birlikte İsrail'in arz-ı mev'ud dediği vaadedilmiş topraklar. Onların projelerinin önündeki en büyük engel de kuşkusuz Türkiye. Onlar Türkiye'yi yıkmayı başarırlarsa veya kontrolleri altında tutabilirlerse kirli emellerinin önünde hiçbir engel kalmayacak. Nitekim CIA'in eski başkanı Graham Fuller "İslam'sız Dünya" adlı eserinde: "ABD'nin dünya hâkimiyeti önünde tek engel Sünni Müslümanlardır. Vehhabilerle ortak çalışıyoruz. Şiileri kullanıyoruz. Sünni iktidarların yıkılması Sünniliğin kalesi olan Türkiye'nin yıkılması mümkündür" diyor. Türkiye ve Türkiye'nin temsil ettiği Sünni'lik, Ehl-i Sünnet itikadı, düşmanlarımız olan ABD, İngiltere ve İsrail'in baş düşmanı. Ülkemize ve ehl-i sünnet itikadına saldırmalarının temel sebebi de bu. İslam coğrafyasında Sünni olan Müslüman liderlere göz açtırılmıyor. Ülkemizde yaşadığımız hadiseler hepimizin hatırında. Yine yakın zamanda Pakistan'da Başbakanlık vazifesinde bulunan Navaz Şerif yargı darbesiyle indirildi. Ve bu oranın FETÖ'sü olan Tahir el Kadri aracılığıyla yapıldı. Yargı darbesinin başarılı olmasının ardından Tahir el Kadri 12 yıldır kaldığı Amerika'dan ülkesi Pakistan'a dönmeye karar verdi. Hatırlayacağımız üzere Türkiye'de aynı plan başarılı olsaydı FETO da Türkiye'ye dönecekti. Burada dikkat çekilmesi gereken husus şu: Sünni iktidarların olduğu ülkelerde darbeler yine Sünni kisvesi altında yapılanan dinî cemaatlar aracılığıyla yapılıyor. Çünkü biliniyor ki Sünni halk itikadı bozuk olanlara asla prim vermez, onların yanında yer almaz. Onlarda bunu çok iyi biliyor. Bildikleri içinde tıpkı ehhl-i sünnet ve'l cemaat gibi sureti Hak'tan görünüp halkın itimadını kazanıyorlar. Türkiye, içerideki ve dışarıdaki ihanetleri bir bir göğüsleyerek yoluna devam ederken aynı zamanda Pakistan gibi diğer Müslüman ülkere de bu yolda bir misal teşkil ediyor. Dört bir tarafı saran hainlerle nasıl mücadele edilir, bunu gösteriyor. Onların kendilerine olan özgüvenini tazeliyor, düşmana karşı mücadele kararlılığı kazandırıyor. İşte Fuller, bu yüzden Sünniliğin kalesi olan Türkiye'nin yıkılması gerektiğini söylüyor. Şiilerin dinimize verdikleri zararı anlatmaya, izah etmeye çalışsak belki birileri bizleri mezhep çatısmasını körüklediğimiz yönünde itham etmeye kalkacak. Fakat Graham Fuller'in de dediği gibi Şiiler İslâm düşmanları tarafından kullanılıyor. Yani baş düşmanlarımızdan birisi bu işbirliğini ortaya koyarak bizleri bu ithamlardan korumuş oluyor. Evet, Şiiler maalesef İslâm'ın değilde İslâm düşmanlarının gayeleri doğrultusunda hareket ediyorlar. Dolayısıyla Sünni olan bizler bir yandan ABD, İngiltere, İsrail ve onların maşalarıyla uğraşırken bir yandan da yine onların kışkırttığı Şiilerle mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Tabi ki bu da gücümüzü zayıflatıyor. Fakat çok şükür ki Allah'ın yardımı, mazlumların duasıyla bugünlere geldik. Ve mücadelemize devam ediyoruz. Şimdilerde ABD, ülkemizin dört bir tarafında bulunan ülkelere asker ve mühimmat desteği yapıyor ve etrafımızı kuşatıyor. Lafı daha fazla uzatmadan şunu söyleyelim: Ne yaparlarsa yapsınlar, Allah'ın izniyle başarılı olamayacaklar. Allah bu yolda yâr ve yardımcımız olsun. Selametle...
 
 
 

Yorumlar


© 2023 by Jessica Priston. Proudly created with Wix.com

bottom of page